Haberler

13.12.2016

Naci yoldaşımız, 1960'ların başlarından itibaren devrimci harekette aktif yer almış, gerek DİSK'in gerekse Türkiye İşçi Partisi'nin İstanbul-Kartal’daki örgütlenme çalışmalarına önemli katkılarda bulunmuş, 70’li yılların başlarından itibaren Almanya'da da uzun yıllar komünist mücadelenin en ön saflarında yürümüş, Komünist Parti üyesi en eski komünist savaşçılardan biriydi.

 

 

17.09.2016

Bizler de halkına gerçek bir sevgi ile bağlı olan özverili aydınlara, halkın gerçek dostlarına sahip çıkmayı görev biliyoruz.

Yarın kıymet bilir halkımızla birlikte törende olacağız.

 

11.09.2016

Yoldaşımız Kamil Kinkır'ı 11 Eylül 2010'da kaybettik.

Adapazarı'nın Akyazı ilçesinde 1955 yılında doğan Kinkır'ın çalışma hayatı Ortaokulu da okuduğu İstanbul'da Türk Hava Yolları yer hizmetlerinde başladı. 1977 yılında işe başladığı Kartal AKSAN Alüminyum fabrikasında Türkiye Komünist Partisi ile tanıştı ve örgütlendi.

09.09.2016

10 Eylül 1920'de Bakü'de Türkiye'nin komünist partisi kurulmuştur.

Türkiye Komünist Partisi, kanlı bir savaşın ertesinde, yağmadan pay alma kavgasına tutulmuş sömürücülerin yakıp yıktığı bir dünyada, insanlığa umut veren bir devrimin yanıbaşında kuruluş kongresini yapmıştır.

Sovyet devriminin Asya'ya işçi iktidarının ideallerini yaymak için çabaladığı, “zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyi olmayanların” onlarca yıl sonra yeni bir dünya kurmak için bu sefer gerçek bir fırsatı yakaladığı, Avrupa ve Asya'da uluslararası bir karakter taşıyan Rus devriminin takipçisi hareketlerin hızla örgütlendiği bir dönemdir.

22.08.2016

4 EYLÜL MİTİNGİ’Nİ DESTEKLİYORUZ

15 Temmuz darbe girişimi, gericiliğin ve emperyalizmin kol kola ülkemize ektiği tohumların ürünüydü.

Ardından gelen “demokrasi dalgası”nın ise bu gerçeği gizlemek ve Amerikancı, dinci bir tarikatın yaptıklarını bahane ederek gerici baskıyı tırmandırmaktan başka bir amacı yoktu.

Milli uzlaşma sloganları ile yapılan bir dizi mitingin de gerçeğin üzerini örtmek, halkın ve halk iradesinin mevcut hükümetin arkasında olduğu yanılsamasını yaratmak dışında bir anlamı olmadı.

Oysa, içine itildiğimiz karanlığın ve kanlı maceraların asıl sorumlularına karşı halkın harekete geçmesi, “hepiniz oradaydınız” haykırışı ile yetinmeyip, tüm sorumlulardan hesap sorması gerekiyordu.

İşte bu koşullarda bir grup siyasetçi, aydın ve sendikacı “Gericiliğe, emperyalizme, darbecilere boyun eğmeyeceğiz” diyerek 4 Eylül’de yapılacak bir miting için çağrı yaptı.

  •  
  • toplam 11 içinde 1
  • ››